PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Premier Lig'in altın ayakları


goker
06-02-2007, 11:26 PM
Dünya Kupası'nı İngiltere Milli takımı adına doğru düzgün bir kurtarış bile yapmadan tamamlayan Tottenham kalecisi Paul Robinson'ın bu sezon kendisini geliştirdiği yadsınamaz bir gerçekti. Dünya Kupası kadrosunda ikinci kaleci olarak kulübede görev bekleyen Portmouth takımından David James de bu sezon daha dikkatli bir performans sergiliyordu. Ancak 3 direk arasında en güven veren isim yine Chelsea kalecisi Petr Cech olsa gerek.

Defans adamlarına baktığımızda sağ bek Emmanuel Eboue Arsenal için geçen sezonki gibi olabildiğince kritik bir görev üstlenmişti. Eboue süratini, futbol oynama isteğiyle birleştirdiğinde hem hücum bindirmeleri hem de kademeye girişleri hatasız olan bir bek imajı çizdi.

Sol bek mevkisinde bu sezon Liverpoollu John Arne Riise ve Chelsea takımından Ashley Cole'ü oyunun her iki tarafını da iyi idare etmelerinden ötürü ayakta alkışlamak gerekiyor. Keza bu aralar adı Real Madrid ile anılan şampiyon Manchester United'ın Arjantinli milli oyuncusu Gabriel Heinze de özellikle hücuma katkısıyla bu mevki için göz dolduran isimlerdendi.

Stoper bölgesinde üç ismi bu satırlara yazmaya değer görüyorum. Manchester United'dan Rio Ferdinand, Chelsea'den John Terry ve Arsenal'dan kritik maçların gizli golcüsü Kolo Toure bu bölgenin en iyi üç ismi.

[Only Registered Users Can See Links] futbolunda sezon başı ismi üzerinde en çok polemik yaşanan ancak sezon içerisinde sergilediği üstün futbolla bu sezon Premier Lig Futbolcular Birliği ( PFA ) tarafından en iyi oyuncu, en iyi genç oyuncu, taraftarlar tarafından en iyi oyuncu ve Premier Lig yazarları tarafından da en iyi oyuncu seçilen Cristiano Ronaldo en iyi sağ açık oyuncusudur.

Yine Manchester United'tan bir isim, ikinci baharını yaşayan ve ustalık kokan son vuruşlara imzasını atan Ryan Giggs bu sezonun en iyi sol açığıdır. Giggs'in yedeği olarak Tromso gibi bir takımdan gelmesine rağmen kendisine özellikle son 2 sezonda farklı yetenekler katan Morten Gamst Pedersen'i gösterebiliriz.

Orta sahanın göbeğinde eski günlerini aratmayacak kadar çok koşan, pres yapan, top çalan, pas dağıtan ve uzaktan isabetli şutlarıyla goller arayan Manchester United'ın kızıl prensi Paul Scholes'u koyuyorum. Onun yanına bir istikrar abidesi olan Liverpool kaptanı Steven Gerrard ile Arsenallı genç yetenek Francesc Fabregas'ı düşünebiliriz. Defansif orta saha pozisyonunu bırakıp bazen stoper bazen sağ bek bazense hücum bölgesine geçmek zorunda kalan ve her mevkide başarıyla görevini yerine getiren Arsenallı Gilberto Silva, Tottenham'da oldukça sansasyonel maçlar çıkartan Jermaine Jenas, duran toplarda görünmez adam olup kendini kaybettiren Everton'ın gizli golcüsü Tim Cahill ve futbol kalitesine kimsenin laf söyleyemeyeceği Chelsea ve Gana Milli Takımı'nın yıldızı Michael Essien bu bölgenin diğer başarılı isimleriydi.

Forvet bölgesinde bir dönemlerin Liberyalı futbol efsanesi George Weah'ı anımsatan bir Didier Drogba efsanesi izledik bu sene. Chelsea'nin bu forvetine partner olarak 16 milyon Euro'luk bonservis bedeliyle Bulgar futbol tarihinin en pahalı transferi Tottenhamlı Dimitar Berbatov'u seçebiliriz. Sezonun diğer başarılı gol ayaklarına, takımı Premier Lig'den düşmesine rağmen son 2 sezonda toplam 37 gol atan Charlton takımından Darrent Bent, henüz 26 yaşında olmasına rağmen 100 yıllık Crystal Palace tarihinin en değerli 11 oyuncusu arasında gösterilen Evertonlı Andrew Johnson, senelerdir gollerini izlediğimiz Middlesbrough'un kurt oyuncusu Mark Viduka örneklerini gösterebiliriz. Ada futbolunda Arsenal macerasından ve sağlık sorunlarından sonra Portmouth ile yeni bir başlangıç yapan Nijeryalı forvet Nwankwo Kanu ile Premier Lig'de ilk sezonlarını geçirmiş olan gol kralı Benedict McCharty ve Newcastle'dan sürat delisi ismi Obafemi Martins diğer başarılı isimlerdi. Bu satırlara son olarak her ne kadar farklı bir ekolden ve kültürden gelmiş olsa da, adaptasyon sürecini atlattıktan sonra son 10 lig maçında attığı 7 kritik golle takımını ligde tutmayı başaran Arjantinli Carlos Tevez'i eklemekte fayda görüyorum.

[Only Registered Users Can See Links]

Oyuncu bazında böyle bir altın karma belirlerken, takımlara dair görüşlerimde bu sezon Premier Lig'e yükselmiş olan Reading ile kadrosuna birbirinden tecrübeli ve başarılı isimleri katan Portsmouth'un yılın en flaş 2 takımı olduğunu belirtmek isterim. Bir futbol fenomeni olan Dennis Berkgamp'ın jübile maçıyla 93 yıllık stadını terk edip 60 bin kapasiteli Emirates Stadyumu'na geçen Arsenal ile transfer döneminde büyük harcamalar yapan West Ham'ın en büyük hayal kırıklığı yaratan takımı olduğu, Tottenham'ın en istikrarlı takım olduğu ve şampiyon Manchester United'ın en iyi takım olduğunu düşünüyorum.

Yazımın finalinde sizlere Premier Lig'e dair birkaç ek bilgi vermek isterim. Bu sezonun en erken golü maç başlayalı henüz 16 saniye olmasına rağmen Sheffield United ağlarını havalandıran Reading forveti Kevin Doyle'ye ait. Üstelik Premier Lig'in bugüne dek atılmış en hızlı sekizinci golünde santra vuruşunu yapan ve atakta olan takım Sheffield United idi. Reading'in bu genç İrlandalı forveti 2006 yılında ülkesinde yılın en başarılı genç oyuncusu seçilmişti. Bu sezon Premier Lig'de attığı 13 gol bu tercihin ne kadar doğru olduğunu ispatlar nitelikteydi.

Premier Lig tarihindeki 15bininci golü Fulham'ın defans oyuncusu Moritz Volz Watford'a karşı atarken, aynı Watford sezon içerisinde Tottenham kalecisi Paul Robinson'dan gol yiyordu. İngiliz milli file bekçisi belki de Hırvatistan maçında yaptığı hatayı ulusal düzeyde olmasa da yerel liginde ki bu gol ile telafi ediyordu.
Tanrının gol için yarattığı 14 numara Thierry Henry bu sezon sakatlıklardan ötürü yalnızca 17 Premier Lig maçında sahada olmasına rağmen 10 gol ve 6 gol pasıyla yine gönülleri fetheden isimlerdendi.

Menajerler bazında sezonun en başarılı ismi tartışmasız Sir Alex Ferguson idi. Charlton ile West Ham'ın sezon içerisinde ki bir nevi menajer takasına girmiş olmaları, Sheffield United'ın Yılmaz Vural tadında deli dolu hocası Neil Warnock'un takımı küme düştükten 3 gün sonra, onları küme düşüren ve kendi takımı Premier Lig'de kalan Wigan menajeri Paul Jewell'ın ise maçtan hemen sonra istifa etmesi hafızalara kazınan anılardandı.

Dünya Kupası heyecanıyla geçen son yazdan sonra futboldan belli ölçüde uzak kalacağımız 2.5 ayda herkese futbolun transfer haberleriyle gündeminizde kalacağı günler dilerim.

Erden Eren (JR)